gün ışığında yaşanan birliktelikler, gezgin oluş ve neşe temaları ile
hafifleyebiliyor ancak.
hafifleyebiliyor ancak.
Gündelik yaşam,
farklı dünyaları, farklı perspektifleri bir arada var olmaya,
ilişkiye girmeye,
görünen gerçekliği inşa etmeye zorluyor.
Gün boyu kendimize uğramadan,
içimizi arayıp sormadan,
yaşayamadığımız aşkın farkına bile varmadan
ilişkiye girmeye,
görünen gerçekliği inşa etmeye zorluyor.
Gün boyu kendimize uğramadan,
içimizi arayıp sormadan,
yaşayamadığımız aşkın farkına bile varmadan
ulaşıyoruz günün sonuna.
Dışarıda gün batımı sıcak kırmızıya dönse de
içimizde yansıyan sonlanış maviye bürünüyor.
Hüzün renkleri koyulaştırıyor.
içimizde yansıyan sonlanış maviye bürünüyor.
Hüzün renkleri koyulaştırıyor.
İşte yine günün karanlık yarısı başlıyor: bir yalnız akşam daha…
İç dünyamın soğuk kaldırım taşlarında, kendimle bir başıma
adım adım izliyorum yorgun kalabalığı
kendime dönüş yolunda.
kendime dönüş yolunda.
Genelde kendi kendimle oyalanıyorum.
Çok mu kapalıyım içime?
Oysa hep istiyorum birileri gelsin, yaşanana eşlik etsin diye.
Gözlerim dalıyor insansız bahçelere,
Oysa hep istiyorum birileri gelsin, yaşanana eşlik etsin diye.
Gözlerim dalıyor insansız bahçelere,
bazen de takılıyor günün son ışıklarıyla belirginleşen, dantelsi dalların sarmaşık hüzünlerine.
Ama yakın, ama uzağa ayarlı hayallerimde
bembeyaz giyinmiş umutlar- ya da grimsi siyah kalmış özlemler.
Hep aynı istek derinlerde, alıp başımı gitsem mi uzaklara?
Kendimle uzaklara?
Ama yakın, ama uzağa ayarlı hayallerimde
bembeyaz giyinmiş umutlar- ya da grimsi siyah kalmış özlemler.
Hep aynı istek derinlerde, alıp başımı gitsem mi uzaklara?
Kendimle uzaklara?
Kendimden uzaklara?
Uzun olsun, kısa olsun, hedefler hep bahane.
Gerçek arzu yolda olmaya;
değişen, dönüşen, aynı kalmayan varoluşlara,
bir oluşlara.
Gece ilerlediğinde evimde,
hep aynı çözümsüzlük, aynı yalnızlıkta bir cümle var aklımda:
biraz daha uyanık kalabilsem.
Bugün de doğmadı o sonsuz olasılıklı, tutkulu yaşam,
biraz daha beklesem, bir şans daha verebilsem.
Ama kapanıyor gözlerim.
Kendimle rüya başladığım yer
Uzun olsun, kısa olsun, hedefler hep bahane.
Gerçek arzu yolda olmaya;
değişen, dönüşen, aynı kalmayan varoluşlara,
bir oluşlara.
Gece ilerlediğinde evimde,
hep aynı çözümsüzlük, aynı yalnızlıkta bir cümle var aklımda:
biraz daha uyanık kalabilsem.
Bugün de doğmadı o sonsuz olasılıklı, tutkulu yaşam,
biraz daha beklesem, bir şans daha verebilsem.
Ama kapanıyor gözlerim.
Kendimle rüya başladığım yer
ve bugüne dek gelip gelebildiğim son kare.










No comments:
Post a Comment