
Cenneti beklerken...
..
neden bu kadar zor oldu, oluyor
neden o ilgi uzanmıyor, görünmüyor
nereye kadar değişmeli
ilgilenmediklerim bile dönüp giderken
ne diye eğilip bükülmeli
ne yönde esnemeli
..
olmayan kalıcı makyajım akıyor
olmayan kalıcı makyajım akıyor
ne yapayım, yapma(ya)yım
..
durma(ya)yım artık buralarda ben
boşuna incelme(ye)yim
hareket edeceğim diye çırpınma(ya)yım
hep daha güzele yönelme(ye)yim
daha iyi olma(ya)yım
öleyim en iyisi, ölme(ye)yim
yok olayım, olma(ya)yım
o gün gelene dek
bekliyim, bekleme(ye)yim
ama burada böyle kalma(ya)yım
..
ahhh, söylesene..
günlerden ne gün olacak geldiğinde
aylardan hangi ay, yıllardan hangi yıl
hangi denize açılacağız
adı ne olacak teknemizin
hangi güneş ısıtacak içimizi
hangi duraklar bekleyecek gelişimizi
dolunay seyredecek mi başaltı kamaradaki hallerimizi
iki lumboz arası salda saracak mı deniz bizi
dümenimiz yol tuttuğunda
rüzgarlardan hangi rüzgar dolduracak ana yelkenimizi
hangi meltem okşayacak tenimizi
..
gün gelip de başladığında seyrimiz
kim olacağız sahiden orada,
sona mı erecek bu sonsuz bekleyiş
bitecek mi bu dipsiz kaybediş
..
neden bu kadar zor oldu, oluyor
umut bir yanıyor çok sönüyor
parıltım ufalıyor
bir görünüyor çok kayboluyor
bu böyle olmuyor
..
..
No comments:
Post a Comment